Ekonomi
Kariyer.net’in 2026 Beklentiler Araştırması: İş Değişim Eğilimi Artıyor
İş dünyasındaki değişimi ve beklentileri analiz eden Kariyer.net, hem çalışanlar hem de işverenlerin bakış açısından ele alan 2026 Beklentiler Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, “Adaylar için sadece tatmin edici bir ücret değil, aynı zamanda iş-yaşam dengesi, güven ve adalet ile empatiye dayalı liderlik önemli kriterler arasında yer alıyor” dedi.
- 20 Ocak 2026

Kariyer.net, iş dünyasındaki değişimi ve beklentileri ele alan 2026 Beklentiler Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, “Adaylar için sadece tatmin edici bir ücret değil, aynı zamanda iş-yaşam dengesi, güven, adalet ve empatiye dayalı liderlik anlayışı önemli kriterler arasında yer alıyor” dedi.
Araştırma, 19-31 Aralık tarihleri arasında 1866 çalışan ve 362 işveren temsilcisinden oluşan bir grup ile gerçekleştirildi. Ücret beklentilerinden kariyer planlarına, işe alım süreçlerinden yapay zekaya adaptasyona kadar birçok konuyu kapsayan çalışma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.
Çalışanların %60’ı önümüzdeki 6 ay içinde iş değiştirmeyi planlıyor. Düşük maaş ve yetersiz yan haklar (%51) iş değişimine yönlendiren en önemli motivasyonlar arasında yer alırken, kariyer gelişimi ve terfi fırsatlarının sınırlı olması da bunu takip ediyor. Genellikle ücret artışı beklentileri %25-35 aralığında yoğunlaşıyor.
Katılımcıların %46’sı beklentilerinin altında zam alması durumunda yeni iş fırsatlarını araştıracağını belirtirken, %17’si mevcut şirkette kalsa bile performanslarının düşeceğini ifade ediyor. Çalışanların yaklaşık yarısı, gelecekte mevcut mesleklerinde veya alanlarında ilerlemeyi hedefliyor.
Yeni iş fırsatlarını değerlendirirken, çalışanların öncelikleri şunlar: Tatmin edici maaş (%78), iş-yaşam dengesi (%58) ve iş güvencesi (%34). Katılımcıların %82’si, iş ilanlarında maaş, yan haklar ve çalışma modeli bilgilerinin net şekilde paylaşılmasını temel gereklilik olarak görüyor. İlginç bir şekilde, 10 kişiden 7’si, maaş aralığı belirtilen ilanlara başvuruda öncelik veriyor.
2026 beklentilerine ilişkin bulgular da açıklandı: Çalışanlar, iş fırsatlarının artmasını ve işe alım süreçlerinin genel olarak iyileşmesini bekliyor. Katılımcıların %48’i, kişiselleştirilmiş ve aday deneyimini önceliklendiren süreçlerin beklentisi içinde.
Liderlik algısında öne çıkan nitelikler şunlar: Güven veren ve adil olmak ilk sırada, ardından çalışanları destekleyen ve geliştiren liderlik ile ilham veren vizyon sahibi olma geliyor. Bulgular, kontrol ve hiyerarşi yerine empati, gelişim ve psikolojik güvenliğin ön planda olduğunu gösteriyor.
Yapay zekaya adaptasyon konusunda, çalışanların %49’u kısmen hazır olduğunu belirtirken, %29’u ise tamamen hazır olduğunu söylüyor. Mevcut şirketlerinden en güçlü beklentilerini yeni beceriler kazandıracak eğitim programları olarak ifade ediyorlar. İşe alım süreçlerinde yapay zekayı değerlendirenlerin %34’ü, bu teknolojilerin süreci hızlandırdığını ve objektifliği artırdığını belirtiyor.
İşverenler açısından ise, her 10 şirketten 7’si, 2026’da insan kaynakları stratejilerini çalışan bağlılığı ve elde tutmaya odaklı planlıyor. Finansal teşvikler önemini korurken, gelişim ve kariyer fırsatları çalışan bağlılığında kritik rol oynuyor. Ancak aktif ve sistematik yeniden beceri kazandırma uygulamaları sadece %6 oranında.
Yapay zeka konusunda ise durum daha karmaşık: Şirketlerin %36’sı hazır değil, %33’ü ise bazı uygulamalara sahip olsa da sürecin olgunlaşması gerektiğini belirtiyor. Yapay zekanın karar alma süreçlerinde yüksek kullanım oranı sadece %3 iken, şirketlerin %53’ü çalışanlarını bu teknolojiye adapte etme konusunda henüz adım atmamış durumda.
Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, araştırmayı değerlendirirken şunları söyledi: “Tatmin edici ücretin yanı sıra iş-yaşam dengesi, güven, adalet ve empatiye dayalı liderlik anlayışı adayların öncelikleri arasında yer alıyor. Yapay zekanın sunduğu hız ve verimlilik kabul görürken, bu dönüşümün çalışanları güçlendiren ve gelişimlerini destekleyen bir yaklaşımla yönetilmesi bekleniyor. Bu noktada yeni beceriler kazandıran eğitimler kritik önem taşıyor. Açık iletişim kuran ve gelişim fırsatlarını net biçimde sunan şirketler hem işe alımda hem de çalışan bağlılığında ayrışıyor.”